top of page

Kontrolsüz Gibi Görünen Çocuklar

  • uzmanyaninda
  • 21 Nis
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 20 May

Sevgili ebeveynler, eğer çocuğunuz hareketlerini kontrol edemiyor gibi görünüyorsa, düşmeye ve tehlikeli hareketler yapmaya yatkınsa, arkadaşlarına veya size vurmak amacı içermemesine rağmen sert dokunuşlar yapıyorsa ve okuldan bu tarz geribildirimler alıyorsanız, bu yazımız sizin için!


Bazı çocuklar davranışlarını yeterince kontrol edemez. Dışarıda, okulda veya sosyal ortamlarda istemeden arkadaşlarına vurma, onları itme gibi zarar verici davranışlar gösterebilirler. Sonrasında çocuğunuza sorduğunuzda ise aslında vurmadığını; dokunduğunu veya oyun oynamak istediğini söyler.


Parka gittiğinizde tetikte olup hep çocuğunuzu kontrol etmeniz gerekiyorsa, kendi başlarına kalınca sık sık takılıp düşme, dengesiz yürüme, yüksek yerlerden kontrolsüz şekilde atlama, sık sık yaralanma gibi durumlarla karşılaşıyorsanız, yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir. Çocuğunuz acı eşiğinin yüksek olması yani canı acıyacak aktiviteler yapmasına rağmen canı acımıyormuş gibi davranıyorsa, bu durum dikkat edilmesi gereken bir işarettir.


Okuldan aldığınız geribildirimler, çocuğunuzun oyun oynarken sert hareketleri olduğu, arkadaşlarını görmüyormuş gibi yanından geçerken çarptığı ve masa başı aktiviteler sırasında sık sık hareketlendiği yönünde ise, bu konuda harekete geçmeniz gereken en önemli işarettir.


parkta oynayan çocuklar

Çocuklarda Bu Durum Neden Ortaya Çıkar?


Vücut farkındalığı, çevre farkındalığı, tehlike farkındalığı ve vestibüler uyaranları işlemleme becerisi yeterli seviyede olmayan çocuklarda bu durumlarla sık sık karşılaşıyoruz. Bu davranışlar, çocuğun elinde olan ve kolaylıkla değiştirebileceği şeyler değildir. Aslında, çocuğun bedeninde kontrol edemediği bir karmaşanın sonucudur. Bu karmaşa, çocuğu zihinsel olarak fazlaca yorar. Zihnindeki bu karmaşayı çözümleyemeyen çocuk, bedenini kontrol etmekte de zorlanır.


Çünkü vücudundan gelen sinyaller, onu kontrolün tersi yönünde harekete yönlendirir. Çevremizden gelen her uyaran, bedenimizde bir tepki oluşturur. Bazı uyaranları arka plana atıp, onlar için anlamlı bir tepki ortaya çıkarmayız. Örneğin, birisiyle sohbet ederken arka planda olan olağan sesler ve hareketler, dikkatimizi oraya vermemizi gerektirmez. Fakat bu çocuklarda durum çok daha güçlü bir şekilde ortaya çıkar. Gelen uyaranın şiddeti daha fazla algılanır ve ortaya çıkan tepki de daha güçlü olur.


Örneğin, size tehlikeli gelen bir yükseklikten çocuğunuz zıplarken, aslında bu yükseklik ona daha azmış gibi görünür. Yani mesafe tayini yeterince gelişmemiştir. Arkadaşlarıyla oynarken bir anda karşıdaki çocuğun sert olarak algıladığı bir dokunuş yapabilir. Ama buradaki amacı aslında vurmak değil, sadece dokunmaktır. Bedenini yeterince kontrol edemediği için güç kontrolünde de zorlanabilir.


Yine benzer şekilde, top atarken bile daha fazla güç uygulayabilir. Çünkü bu durum onun “normal”idir aslında. Çevremizde bazı insanlar bize daha sıkı sarılır. Sırtımıza-kolumuza dokunduğunda neredeyse canımız acır çünkü duyusal algısı bizimkinden farklıdır. Bir eşik değeri gibi düşünürsek, optimum seviyenin daha üstünde bir değere sahip olan kişilerin hareketleri daha basınçlıdır. Çünkü onun beden algısı buna göre şekillenmiştir. Gerçek dokunuş, o şiddetteki bir güçle ortaya çıkar gibi düşünebiliriz.


Bu durum çocuklarda da benzer şekildedir. Arkadaşlarına sarıldığında, o sarılmanın şiddeti ile bazen arkadaşını düşürebilir. Grup olarak bir halka oluşturduklarında herkesin belli bir yeri varken, çocuğunuz zaman içinde bulunması gereken yerden uzaklaşmaya başlar. Kendi sınırlı alanında hareketleri yapmaya çalışırken, elleri ve kolları arkadaşlarına çarpabilir. Tüm bunlar, çocuğunuzun sakar ya da dikkatsiz olduğu için değil, beden algısındaki farklılık sebebiyledir. Bu durum bir davranış problemi değildir; duyusal işlemleme sorunudur.


Çocuklarımızı gözlemleyerek, onların ihtiyaçlarını doğru belirleyip gerekli desteği sunarsak, bu duyusal işlemleme sorunları bir davranış problemine dönüşmeden çözümlenir.


Peki Çözümü Nedir?


İlk olarak bir ergoterapiste başvurup duyu bütünleme terapisine yönelik bir değerlendirme talep edebilirsiniz. Bu değerlendirmede çocuğunuzun duyusal profili çıkarılır ve hangi alanlarda çalışılması gerektiği belirlenir. Terapistiniz, proprioseptif sistem yani beden farkındalığı; vestibüler sistem yani denge-hareket sistemi üzerine çalışmalar yaparken, aynı zamanda sizin de evde yapmanız gereken ve sürecinizi kolaylaştıracak aktiviteler olacaktır. Terapistiniz, çocuğunuza uygun olacak şekilde bu aktiviteleri sizinle paylaşacaktır.


Unutmayın, çocuğunuzun ihtiyaçlarına duyarlı olmak, onun gelişimi için çok önemlidir. Bu süreçte, uzman desteği almak, çocuğunuzun daha sağlıklı bir şekilde büyümesine katkı sağlar.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page